14 Şubat 2012 Salı

EV YAPIMI PEYNİR HAYAL DEĞİL!

Çok değil, bundan 2 sene önce 'Hem peynirini, hem yoğurdunu kendin yapabileceksin' deseler hayatta inanmazdım, ne diyenlere ne de kendime.. Ama oldu işte! Yoğurdumu da yapıyorum, peynirimi de.. En doğalından, en temizinden, en MİSinden =)

Yoğurdu Ahmet Kaan ek besinlere geçer geçmez yapmaya başladım. Tuttu, tutmadı derken ben de artık bir yoğurt uzmanı oldum. Hatta ısısıyla uğraşmamak için Arzum'un yoğurt yapma makinesini bile edindim.

Arada nadiren de olsa tutmadığı oluyor. Yine yoğurdun tutmadığı cıvık cıvık olduğu günlerden birinde, sütü çöpe dökmek yerine peynir yapmak geldi aklıma. Tutmayan süt tenceresini ocağa aldım bir güzel kaynatmaya başladım. Kaynadıkça sütün yeşil suyu altta kaldı, üstte ise; topak topak peynir oluştu.. Süt kaynadıktan sonra  (süt mayalı olduğundan gerekmediği halde) yarım su bardağı kadar da üzüm sirkesi koydum. Ve süzgecime temiz beyaz bir tülbent, kumaş koyarak su ile peyniri ayırdım. Bu şekilde en az 1 saat durdu. Ardından peyniri kavanozuna iyice sıkıştırıp, dolapta uzun süre dayansın diye de bir güzel tuzladım. Bu haliyle bir hafta boyunca yedik. Hatta abartıp eşimle birlikte peynirin bir kısmını işyerimize getirdik ve sıcacık simit eşliğinde mideye indirdik. =)



Direkt sütten yapmak isteyenler 2 litre sütü kaynattıktan sonra 1 su bardağı sirke ekliyorlar ve yukarıda anlattığım gibi, topak topak peynir oluşuyor. Ben bundan böyle mecbur kalmadıkça peyniri dışarıdan almayı düşünmüyorum. Hem yapması çok basit ve keyifli hem de İstanbul gibi bir yerde doğal beslenmenin tadına varıyorum =)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder