28 Nisan 2012 Cumartesi

BALIK YAĞININ FAYDALARI

Doktorumuzun tavsiyesiyle oğluma 1 yaşından itibaren balık yağı veriyorum. İştahı konusunda önemli etkilerinin yanı sıra, zeka ve kemik gelişimi hususunda da pekçok faydasının bulunduğunu biliyorum. Bugüne kadar 2 şişe bitirdik ve bugün gidip 3. şişeyi aldım. İlk başta ZincoMega kullanıyordum şimdiyse Seven Seas Orange kullanıyorum. Portakallı tadını oğlum çok seviyor.
BALIK YAĞININ FAYDALARI:

* Çocuklar için çok faydalıdır. Omega 3, çocuklarda zeka geliştirir, öğrenme kapasitelerini artırır.
* Hiperaktif ve dikkat eksikliği bulunan çocuklar için de çok faydalıdır.
* Diyabetin neden olduğu hasarları önler. Yaşlılıkta görülen göz rahatsızlıklarını azaltır.
* Omega 3, kansere karşı koruyucu ve önleyicidir.
* Romatizmal artritte görülen eklem şişliği ve ağrı gibi şikayetleri hafifletme etkisi de bulunmaktadır.
* Vitamin mineral takviyelerin yanında omega 3 kullanımı da, hamile bayanlara tavsiye edilmektedir. Gebeliğin son üç ayı ve de doğumdan sonraki ilk birkaç ay emziren annelerin kullanması önerilmektedir. Gebeliğin son aylarında anneden bebeğe fazla oranda omega 3 geçer. Balık yağının bebeklerin merkezi sinir sistemine ve bedensel gelişimine olumlu katkıları vardır.

26 Nisan 2012 Perşembe

KARPUZ SEZONU BAŞLADI

Dün gün içinde canım birden karpuz çekti. Kocişim de sağolsun iş çıkışı, satan yer uzak olmasına rağmen karpuz alıp geldi.. Henüz her yerde yok çünkü maalesef..  Ben de canımcım için küçük sürpriz yaparak, karpuzları kalpli kalıbımla kestim, afiyetle de yedik =) Henüz sezon başı olduğundan belki tadı olmaz diye düşünüyordum ama aksine bal gibiydi...

24 Nisan 2012 Salı

BİR PAZAR GEZMECESİ =)

Pazar günü hava harikaydı. Üniversiteden ev arkadaşım Gülten eşiyle birlikte İstanbul'a gelince bize de gün doğdu. Hem eşleri tanıştırdık hem de biz  uzuuuun bir aradan sonra hasret giderdik. Önce bizi evden aldılar, Yemeğe Beylerbeyi'ne gittik, ordan da Çengelköy'ün meşhur Çınaraltı'nda lokma eşliğinde çayımızı içtik.. Bol bol foto da çekildik ancak bizdeki fotoğraflar biraz karanlık çıkmış..
Burada arkadaşlarımızın gelmesini bekliyoruz. Beklerken oğluş sıkılmasın diye sitemizin parkına uğradık..


Burası da Beylerbeyi, canım ailemle...


21 Nisan 2012 Cumartesi

ÇİKOLATA SOSLU İRMİK TATLISI

Birkaç gündür aklımda olan tarifi nihayet dün yaptım.. Evde malzemelerini kolayca bulabileceğiniz bir tatlı kendisi. Hafif ve lezzetli..

MALZEMELER:

6 Su bardağı süt
8 Çorba kaşığı irmik
1,5 su bardağı şeker
2 orta boy armut
1 paket vanilya
Dr. Oetker Çikolata sosu

YAPILIŞI:

Sütü ve şekerimizi ocağa alıp, şeker eriyene kadar karıştırıyoruz. Ardından irmik ve vanilyamızı ekliyoruz. Orta ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırıyoruz. Muhallebimizin kıvama gelmesini beklerken, diğer yandan kısık ateşteki bir tavaya kabuklarını soyarak küp küp doğradığımız armutlarımızı alıyoruz. Armutlar suyunu çekip yumuşayıncaya kadar çevirerek pişiriyoruz. Piştikten sonra muhallebi kıvamına gelen tatlımızın içine ekliyoruz. 1 dakika daha bu şekilde pişirdikten sonra, tatlımızı sıvıyağ ile yağladığımız kek kalıbımıza döküyoruz. Tatlı ılıdıktan sonra dolaba koyup soğumasını bekliyoruz. Tatlımız soğuyunca Dr. Oetker çikolata sosunu üzerinde yazıldığı şekilde hazırlıyoruz. İrmikli tatlımızı geniş düz bir tabağa ters çevirerek kalıp şeklinde çıkmasını sağlıyoruz. Son olarak da tatlının ortasına çikolata sosunu boşaltıyoruz. Kalıbın eşiklerinden sızan çikolata sosu güzel bir görüntü elde etmenizi sağlayacaktır. Dilimleyerek servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun..

NOT: Aynı tarifi şeker yerine balla hazırlayarak, çikolata sosu dökmeden bebeklere de yedirebilirsiniz.. Ya da süt yerine su kullanacaksanız pekmezle tatlandırabilirsiniz. Süt ve pekmezi (Kalsiyum ve Demir) aynı anda kulanmamak gerekir. Çünkü Kalsiyum demirin emilimini engelliyor..C vitamini ise artırıyor..

18 Nisan 2012 Çarşamba

KUTLU DOĞUM HAFTASI

Kainatın Efendisi, Sultanlar Sultanı Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)'in yeryüzüne teşrif ettiği haftadayız..

Her ne kadar perperişan hallerde olsak da, 'Beni görmeden, bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim' dediği ümmetiyiz O Sevgili'nin...

Küçüklüğümüze bakmadan, büyük tutuyoruz ümitlerimizi.. Lut Gölü gibi zeminden 200 metre aşağılardayken bile, tutunacak tek dalımız var yukarı çıkmak için... Tutunacak tek dalımız sensin Efendimiz..

Bizleri bağışla, sana layık olamayışımızı bağışla, sersefilliğimizi bağışla, sen bize tertemiz hayatını örnek olarak sunmuşken, bizi senin yolundan çeviren her türlü nefsi duygularımızı bağışla.. Gururun, kibrin dört duvar gibi etrafımızı sarışını bağışla.. Sen Ebu Cehil'in kapısına bile bin defa gitmişken, bizim yarı yoldan dönüşlerimizi, ayaklarımızın tökezleyip, tepetaklak oluşumuzu bağışla...

Hani diyor ya hocamız; senin kabul etmediğini, İsa kabul eder mi, Senin kabul etmediğini, Nuh kabul eder mi, Musa kabul eder mi..? Bizleri ötelerde, geri çevirme Ya Resulullah..

Batsak da çamura, gidecek başka yolumuz yok, çalacak başka kapımız yok, Seninkinden başka...

..... Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle, birtakım arkadaş grubumuzla anlaşıp, bu haftayı nasıl değerlendirebileceğimizi konuştuk ve ufak tefek de olsa bir şeyler yapmaya çalıştık. Planlarımızdan birinde de evde pişireceğimiz herhangi bir tatlıyı komşulara dağıtmak, onlara da bu Kutlu haftayı hatırlatmak vardı.. Her nedense hepimiz irmik helvası yaptık. Hem bereketli, hem lezzetli..

Bu da, üzerine ufak hatırlatma notu iliştirdiğim helvam,, Allah Kabul etsin inş..




Malzemeler:

3 su bardağı İrmik
3 Su bardağı Süt
3 Su bardağı Su
3 Su bardağı Şeker
12 Yemek kaşığı tereyağı ya da sanayağı
Dolmalık fıstık

Yapılışı:

Öncelikle süt,su ve şekerimizi bir tencereye alıp içindeki şeker eriyinceye kadar kaynatıyoruz. Kaynadıktan sonra ılımaya bırakıyoruz.

Diğer yandan yağımızı aldığımız tenceremize fıstıkları ve irmiğimizi koyup, orta ateşte, tahta kaşıkla irmik ve fıstıklar istediğiniz rengi alana kadar kavuruyorsunuz.. (İrmik sanki yanarmışçasına iyice kızarmaya başlayınca 5 dakika daha hızlıca karıştırıp kavurun, istediğiniz kavurma oranına ulaşmış olursunuz) İrmik kavrulduktan sonra sütlü şekerli karışımı irmiğin üstüne döküyoruz. Ancak bu noktada çok dikkatli olun, irmikten çıkan buhar elinizi, yüzünüzü yakmasın.. İrmik suyunu iyice çekip, pilav gibi göz göz olmaya başlayınca ocağınızı kapatın ve irmiği son kez karıştırıp, kapağını kapatarak 15 dakika dinlenmeye bırakın.. Üzerine ceviz, badem, tarçın koyarak servis yapabilirsiniz.. Afiyet olsun

NOT: 3'er bardaklı bu ölçüden 1o kase helva çıktı.. Eğer 2-3 kişilik yapmak isterseniz, 3 bardak ölçüsündeki malzemeyi 1 bardak yapın, yağ oranını da 4 yemek kaşığı yapın..

16 Nisan 2012 Pazartesi

TAVUKLU YEŞİL MERCİMEK ÇORBASI

 Oğlumun dünkü öğle yemeği için ne yapsam diye malzemelere bakınırken, yeşil mercimek ilişti gözüme. Kırmızı mercimek çorbasını çok sık yapmama karşın, yeşil mercimeği daha önce hiç pişirmemiştim. Buzluktaki tavuğu da çıkarıp, uydurmasyon bir yemek yaptım. Tadı çok süperdi diyemeyeceğim ama çok vitaminli olduğuna eminim =) Yeşil mercimek zaten başlı başına vitamin deposu, özellikle oğlum ve benim gibi kansızlık sorunu yaşayanlar için...
  

MALZEMELER:
Yarım su bardağı yeşil mercimek
3-4 parça kemikli tavuk eti
1 küçük baş soğan
1 tatlı kaşığı tereyağı
Bir miktar tuz


YAPILIŞI:
Öncelikle yeşil mercimeği yıkayıp tenceremize alıyoruz. Üzerini bir miktar geçene kadar su ekleyip haşlıyoruz.

Diğer yandan tavuğu ayrı bir tencereye alıp içine küçük küçük soğan doğrayıp, su ilavesiyle haşlanmaya bırakıyoruz. 

 Eğer mercimeğin suyu azsa üzerine kaynar su ilavesi yapabilirsiniz. Mercimek iyice haşlandıktan sonra blender'dan geçiriyoruz (Aslında geçirmeye de bilirsiniz, ben kırmızı mercimek gibi düşünüp, pürüzsüz olsun istedim ama sonra düşündüm ki, geçirilmese görüntüsü daha güzel olabilir  =) 

Ardından pürüzsüz hale gelen mercimeğimize, haşladığımız tavuğu ayırarak, tavuk suyunu ve 1 tatlı kaşığı tereyağı koyuyoruz. kısık ateşte çorbamız  kaynarken, içerisine tavuk etini kemiklerinden ayırıp, küçük parçalar halinde doğrayarak ekliyoruz. Bir miktar tuzunu da katıp 10 dakika daha kısık ateşte pişirip, kuzucuklara içiriyoruz. AFİYET OLSUN..

NOT: Bazı annelerin, mercimeği bir taşım kaynattıktan sonra rengi bulanık olmasın diye suyunu döküp, tekrar kaynattıklarını duymuştum. Eğer görüntüye değil de, yemeğin vitaminli olmasına önem veriyorsanız bunu yapmayın, çünkü vitaminin bir kısmı bu suyla beraber dökülüyor. 

MERCİMEĞİN FAYDALARI;
*Besin değeri oldukça yüksek olan mercimek vücuda ve zihne güç verir. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
*Gözlere de yararlıdır.
*Enerji verir ve yorgunluğu giderir.
*Kansızlara faydalıdır.
*Anne sütünü artırır.
*Kandaki kolesterol oranını düşürür ve kan akışını hızlandırır.
*Kalp ve damar hastalıkları ile şeker hastalığından korur.
*Kalp krizi riskini azaltır.
*Bağırsakları çalıştırarak vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını kolaylaştırır ve kabızlığı giderir.

14 Nisan 2012 Cumartesi

VİŞNELİ CHEESECAKE,, Mmmmm...

Eşimin en sevdiği tatlı cheesecake. Ben çok aramasam da, olduğunda kaçırmam, yerim. Aslında Cheesecake yapımı bana hep zormuş gibi gelirdi nedense, ta ki sevgili arkadaşım Yase, yapana kadar =) Bloguna koyduğu tarifi okuduğumda "gayet kolaymış" deyip kolları sıvadım.

Malzemeleri 2-3 gün önceden almama rağmen, işten eve geldiğimde yorgun olduğumdan bir türlü yapamamıştım. Dün akşam hem İspanya'ya giden eşim döneceği hem de dönerken yanına Amerika'dan Türkiye'ye gelen arkadaşını da getireceğini söylediği için onlara cheesecake yapmaya karar verdim.

Bir yandan oğlumun gönlünü yapıp, bir yandan evi derleyip, toparlayıp, öte yandan da tatlımı yaptım. Küçük sevgilim de bana yardım etti, küçük parmağı tatlı ya değdi ya, işte lezzetin en eksik yanı tamamlandı =)

"Sevgiyle yapılan her şey güzel olur." Eşimin şu cümleleri de tadını anlatmaya yeter sanırım: "Hayatımda yediğim en güzel cheesecake" =))))) Bende de aynen ikondaki gibi koca bir gülümseme..

Not: Eşimin uçağı rötar yaptığından Gece 01.00'de eve geldi. Geç olduğundan arkadaşını getirmedi. Ben de aldım elime cheesecake'imi hem düzenli evimin, hem tatlımın tadını çıkardım =)

İşte Vişneli cheesecake:

9 Nisan 2012 Pazartesi

EŞİM YEMEK YAPMIŞ, BLOGA KOYMAZ MIYIM =)

Hem bakıcımız izinli olduğundan, hem de eşim şehir dışına gittiğinden Perşembe'den Pazar günü'ne kadar annecimdeydim. Kocişim sabah gidip, akşam döndü. Ertesi gün de canı dışarıdan yemek yemek istememiş, benden şinitzel tarifi alıp, kendisi yaptı. Bir de fotoğraflamış bana göstermek için. Eve geldiğimde büyük bir gururla gösterdi =) Ben de gurur duydum aşkımla..

İşte o yemek tabağı:

8 Nisan 2012 Pazar

ALIŞVERİŞ TURU - 2

Bunlar da bir önceki yazıda bahsedip, fotoğrafını o gün çekemediğim kıyafetler.. Bir süre kıyafet almayacağım sanırım. Sırada çanta ve ayakkabı alışverişi var =)

Bu ve yukarıdaki kazak, sezon indirimindeydi. Seneye giyerim diye düşünyordum ancak bugünkü yağmur ve rüzgarı görünce bu senede giyilebilirmiş =)
En çok da bu ve bir aşağıdaki gömleği sevdim. Yaka ve kol manşetlerindeki çiçek desenleri çok cici. Altına da çiçekli satenimsi diz hizalarında kalem etek giymeyi planlıyorum. O şekilde çok güzel duracağına eminim.


Bu gömleği de yukarıdaki ceketin içine giymek üzere aldım. Gömleğin deseniyle, ceketin iç astarının deseni neredeyse aynı fark ettiyseniz.
Bunu buraya koymak biraz alakasız tabi ama ayrı bir başlık açmak istemedim. Eşim her şehir dışı - yurt dışı turundan bir hediye getirir mutlaka. Bu kez Denizli'den, havlusu meşhur olduğu için havlu getirmiş. Işıkta parlamış biraz ama rengi gri değil siyah ve işlemeleri gümüş. Ben çok beğendim.

7 Nisan 2012 Cumartesi

BU DA İŞ ÇIKIŞI ALIŞVERİŞ TURU..

İki gün önce eşimle birlikte iş çıkışı yine kıyafet almak üzere alışverişe gittik. Bu kez neredeyse bütün kıyafetlerimi eşim seçti. Ben de onun beğendiklerini aldım. Bir tek taba rengi kabanı kendim beğendim. Gömlek, tunik, bluz, pantolon... Bir kısmını yayımlıyorum. 5-6 parça daha var ancak onları henüz fotoğraflayamadım. Çekince koyarım..

Bu benim seçtiğim kaban. Sezon sonu indiriminden faydalandım. Fiyatı 250 iken 80 küsüre düşmüş. Mor ve gri renkleri de mevcut.

Bunlar da eşimin benim için beğendikleri. Çok benim tarzımı yansıtmasalar da günlük giyim için fena sayılmazlar..





Bu arada şu an üstümde bu gömlek var =)

3 Nisan 2012 Salı

ALIŞVERİŞ ZAMANI

Dün iş çıkışı kendimi alışveriş yaparken buldum. Geçen haftaki alışveriş turunda, oğlum beni bir hayli özlediği için acele etmem gerekiyordu. Öyle mağaza mağaza dolaşacak vaktim yoktu yani. Tek bir mağazaya girecek kadar zamanım olduğundan ben de Koton'u tercih ettim. İyi ki de öyle yapmışım. Mağazalara yaz gelmiş gerçekten.. Her tarza uygun, güzel kıyafetler vardı. Yeni sezon kıyafetlerinden anladığım şu ki; bu yaz rengarenk geçecek..

Ben de kendime bu cicileri aldım. Hepsini de çok sevdim..

Pudra rengi birçok kazak ve bluzum olmasına rağmen bunun özellikle ortasındaki dantel detayını çok beğendim. Almayı düşünenler için  Fiyatı: 30 TL


 
Camel-Lacivert renkli bu bluzu de sade ve şık buldum. Soldaki fotoğraf bluzun önü, sağdakiyse arkası. Bluzu giydiğimde resimdeki kolyeyi de takmayı düşünüyorum. Fiyatı: 60 TL
Bu rengarenk bluzu de çok sevdim. Ancak renkleri ışıktan olsa gerek değişik çıkmış. Mavi gibi görünen kısımlar aslında koyu su yeşili tonlarında. Turuncu görünen çiçeklerse pembe =) Yazın açık renk bir pantolonla çok güzel duracağına eminim. Bunun fiyatı ise; 40 TL ( 50 de olabilir tam hatırlayamadım)


Soldaki kolyeyi evlenmeden önce ablam yapmış ben de ondan çalmıştım =) Yanındaki bilezikleri de dün kotondan aldım. Üstteki bluzla kullanmayı düşünüyorum. Bileziklerin fiyatı 20 TL

Son olarak da sırada çok beğendiğim yüzüğüm var. Çok şık ve cici bence. Uygun renkli birçok kıyafetle kullanabilirim diye düşünüyorum. Fiyatı: 15 TL

2 Nisan 2012 Pazartesi

KIRMIZI MASA KONSEPTİ

Bloga yazı girmeyeli neredeyse 2 hafta oldu sanırım. Diyet miyet derken, akşamları yemek yapmaz olunca, bomboş bilgilerle hem sayfayı hem beyninizi doldurmak istemedim =) Ancak dün diyetimin infazını verdim =) Pazar günü akşam yemeğine misafir davet edince, mecburen bozuldu diyet. Hala vermem gereken 2 kilom da duruyor maalesef, bir sonraki diyete artık!!!

Şimdi diyeti bir yana bırakıp, size dün hazırladığım soframı göstermek istiyorum. Doğrusu, ben de çok beğendim masamı ;)

Menüde ise şunlar vardı:
Mercimek çorbası
Peynirli-cevizli, közlenmiş kırmızı biber sarması
Zeytinyağlı kuru patlıcan dolması
Paçanga böreği
Salata
Çiğ köfte
Fırında terbiyeli tavuk baget (Patates ve arpacık soğanı eşliğinde) 
İçli pilav
Tatlı olarak da tavuk göğsü

Aslında yemeklerin hepsinin tek tek fotoğrafını çektim sizin için ancak şu an elimde hepsi yok. Aktarınca diğerlerini de buraya eklerim..

Önce biberleri közlüyoruz. ardından hazırladığımız peynir, ceviz ve maydonoz karışımıyla sarıyoruz.

Sardığımız biberleri Sıcak suda 2 dk beklettiğimiz yeşil soğanla bağlıyoruz. Ardından üzerine zeytinyağı gezdiriyoruz. Ve işte ortaya işte bu güzel manzara çıkıyor. Tadı da harika.


Salatamın içine ne bulduysam koydum. Roka, nane, Top salata, çeri domates, salatalık,maydonoz, dereotu, yeşil soğan, havuç, mısır, süslemek için de yine çeri domates ve şekilli kalıplarla kesilmiş turp kullandım. 

Tavuğu terbiyeli olarak ilk kez dün yaptım ve bundan sonra kesinlikle böyle yapmaya karar verdim. yumuşacık oldu eti. Terbiyesi için; Yoğurt, zeytinyağı, sarımsak, ve baharatlar kullandım. Bir gece önceden dolapta beklettim. Fırına verirken de yanına elma dilimi patates ve arpacık soğanları yağ ve baharatlarla harmanladım. Tavuk nar gibi kızardı.Çok da lezzetliydi.