29 Haziran 2012 Cuma

ARTIK BİZİM DE AKÜLÜ ARABAMIZ VAR =)

Kuzucum benim öyle içli, öyle içli bir çocuk ki, boncuk boncuk akarken gözünden yaşlar, vallahi yüreğim dayanmıyor.. Ah Minik böceğim..

Havanın güzel olduğu günlerde bakıcımız Emine Hanım, Ahmet Kaan'ı sitemizin parkına oyun oynasın diye götürüyor. Sitede iki üç tane afacan'ın akülü arabası var. Bizim kuzu gördü mü yapışıyor arabalara.. Bir iki tur bindirdikten sonra, arabayı sahibine teslim etmek gerek tabi.. Ama yok.. Ahmet Kaan arabalara o kadar düşkün ki, ayrılırken kıyamet kopuyor.. Evde teyzesinin aldığı, tatlı mı tatlı bisikleti var ama illa ki araba olacak.. Düt düüütt düt düüüüt diye akıyor gözyaşları.. Daha önce bir kez şahit olmuştum bu olaya, dün de aynı durumu yaşayınca canım oğluma yaşına uygun olmamasına rağmen dayanamayıp bugün akülü jeep aldım =)

Şu an öyle sabırsızım ki eve gidip onun arabayı görünce vereceği tepkiye şahit olmak için.. Gözlerindeki mutluluk pırıltısını görmek, herşeye bedel..

İşte bu da aldığım Akülü Araba (jeep):

Resimde gördüğünüz akülü araba 3-8 yaş arası çocuklar için.. Bizim ufaklık henüz 20 aylık bile değil... Umarım çarçabuk sıkılmaz ;)



AKÜLÜ ARACIN ÖZELLİKLERİ:

  • 6 w motor gücü
  • ileri-geri vites
  • Işık ve ses donanımı
  • Emniyet kemeri

27 Haziran 2012 Çarşamba

POLONEZKÖY'DE PİKNİK

Geçtiğimiz hafta sonu bir arkadaşımızın iş yerinin pikniği vardı, ailece bizi de davet ettiler.. Gittik tabi.. Haftanın yorgunluğunu atarız dedik ancak çocuklarla yorgunluğumuz 2'ye katlandı.. Polonezköy'ü bilen bilir. Yeşilliği, piknik yerleri, temiz havası meşhurdur.. İstanbul'dan çok uzaklaşmadan dinlenmek isteyenler için ideal bir yer.. Bizim gittiğimiz yerin adı 'Kamelya Piknik yeri' idi.. Çocuklar için şişme oyun alanları, parkı, yeşilliği, kendin pişir-kendin ye usulü ile ailece gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz.

Bu fotoğrafı internetten buldum, keşke sizin için mekanın geniş fotoğrafını çekseydim, çocuklarla uğraşmaktan pek aklıma gelmedi doğrusu.. Alan görünenden çook daha geniş..
Benim sizlere asıl göstermek istediğim minikimin kız arkadaşına karşı gösterdiği birçok abisine taş çıkartacak centilmenlik örneği,, ya da çapkınlık mı desem bilemedim =) Bizim ufaklık, önce arkadaşımızın kızı Elif'in, arabasına binmesine bozulsa da daha sonra kimselere elletmeden kendisi sürdü arabayı.. Arada çok fena bakışlar da yakaladım ama hadi neyse =))
Tatlı kuzucuklar,, yaşınız kaç olursa olsun, kalbinizdeki masumluk, saflık hiç bitmesin..

26 Haziran 2012 Salı

TATİLE NEREYE GİDİLİR?

Yaz gelince en önemli gündem konumuz da tatil oldu. Bu yıl ki tatil yeri seçimini eşim bana bıraktı. Ben de nereye gitsek diye boylu boyunca bir araştırma yaptım.. Bir yıl yurt içi, bir yıl yurt dışı tatil planımız var. İki yıl önce Ayvalık'a, geçen sene Saraybosna'ya gitmiştik.. İkisi de harika geçmişti.. Bu yıl da güzel ülkemde kalacağımız için benim tercihim Datça oldu.. Daha önce hiç gitmedim, giden kimseyle de görüşmedim.. Ama neyse ki internet var.. Araştırmalarım sonucunda muhteşem bir yerin bizi beklediği kanaatine vardım, umarım hayal kırıklığına uğramayız =) Ama uğrarsak B planımız da cebimizde.. Datça'dan Marmaris ve dilersek Fethiye'ye geçebiliriz. Ama araştırmalarım ve hislerim beni yanıltmaz genelde.. Bu yıl ki tatilin de çok güzel geçeceğine eminim. =)

Uçak biletlerimizi az evvel eşim ayırdı. Ben de zaten bir ay önce Datça'da kalacağımız yer için rezervasyon yaptırmıştım. Bugün arayıp tekrar kontrol ettim. Bir aksilik çıkmazsa bu yıl Datça'dayız, bekleriz ;)


Gelelim nasıl bir yer olduğuna:
Dediğim gibi gitmedim sadece araştırdım ve edindiğim bilgilere göre;
- Çok güzel görünümlü ve de denizinin, kayalıklı olmasına karşın tertemiz bir suyu, plajı var. Yalnız suyunun soğuk olduğu söyleniyor. Eğer ufaklığım için sıkıntı olursa, kalacağımız yerin yüzme havuzu var. En kötü ihtimalle kuzumu havuza sokar biz de babasıyla denize sırayla gireriz, nasıl ama? =)
- Bol oksijen depolu havası var ve ilk gidenler için oksijen çarpması sık karşılaşılan bir durum.
- Manzarasını öve öve bitiremediler, Ayvalık Şeytan Sofrası ile kapışabilir mi, göreceğiz =)
- Lezzetli balık yemekleri ve kafelerinde bulunan nargileleri de cabası..
- Son olarak edindiğim bilgiye göre de Mor ve Ötesi'nin Bisiklet isimli şarkısında klip Datça'da çekilmiş.. Kafa dinlemek için ideal görünüyor.

Gittiğim yerlerden sizlere tavsiye edebileceğim ise;
- Ayvalık'a kesinlikle gidin, Şeytan Sofrası'nın manzarasından bir kere bakmadan ölmeyin =)
- Saraybosna hakeza.. Anlatmakla olmaz orayı gitmek görmek, çevabi kebabını yemek gerek.
- Tekirdağ Şarköy, sıcacıktır, içinizi ısıtır
- Balıkesir Erdek gidin ve faytonla sokaklarında gezin. O bile yeter
- Yurt dışı olarak Bali Adası, Maldivler aklımda olup, Allah ömür verirse bir gün mutlaka gitmek isteyeceğim yerlerden.. Belki gelecek yıl olabilir, kimbilir.. ;)

Sizin tatil önerileriniz neler peki?

25 Haziran 2012 Pazartesi

YALANCI İŞKEMBE ÇORBASI

Bu çorbayı ilk olarak geçen yıl ailece ablama iftara gittiğimizde içmiş ve çok beğenmiştim.. Ablamın yapımının çok pratik olduğunu söylemesine karşın bir türlü tarifini almak kısmet olmadı.. Geçen gün akşam yemeğinde sadece çorba içmeye karar verince, farklı birşey olsun istedim. İki ablam da Bodrum'da tatilde olduğundan ve de arayıp ulaşamayacağımı tahmin ettiğimden internetten rastgele bir tarif denedim,, Ablamınki kadar olmasa da gayet güzel oldu, oğlum bir kase dolusu, eşim de 2 kase içti =) (Lokmalarını saydım =)

Gelelim tarifine..



MALZEMELER: (4 kase)
1 adet  kalçalı tavuk butu
4 su bardağı tavuk suyu
1 tepeleme yemek kaşığı un
1 su bardağı yoğurt
1 adet yumurta
2 diş sarımsak
Tuz, karabiber

ÜZERİNE:
Tereyağı
Toz Kırmızıbiber

YAPILIŞI:
-Öncelikle tavuğumuzu suyla haşlıyoruz. Ardından 4 su bardağı tavuk suyunu ayırıp, ılıtıyoruz. Haşladığımız tavuğu da küçük parçalar halinde doğruyoruz.
 -Öte yandan unu ve yoğurdu karıştırma kabına alıp blender'la iyice çırpıyoruz ardından yumurtayı ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.
-Haşlanan tavuğun ılıtılmış suyunu bu karışıma ekleyip kaşıkla karıştırıp, tenceremize alıyoruz. Karışım kısık ateşte kaynayınca içerine tavuk parçalarını, iyice ezdiğimiz sarımsakları, tuz ve karabiberini ekliyoruz. Bir süre daha kaynayıp kıvamını iyice alınca altını kapatıp, üzerine eritilmiş tereyağ ve toz kırmızıbiberimizi ekliyoruz.

AFİYET OLSUN..

NOT: Eğer tavuk suyu ve yoğurtlu karışımı kaynatınca yoğurt kesilir gibi olursa, tavuk parçalarını eklemeden önce blender'dan geçirebilirsiniz.. Böylelikle kesilmiş görüntüsünü yok edebilirsiniz.

23 Haziran 2012 Cumartesi

2012 LYS 3 Edebiyat soruları ve cevapları BURADA

Blogumda Türkiye gündemine dair önemli konulara da ara ara yer vermeyi planlıyorum. Örneğin bugünkü Edebiyat Coğrafya Sınavı LYS-3 .. Eminim şu an sınava giren öğrenciler soruların peşinde. Çok uğraşmasınlar diye, ben 666 bin 163 aday için soruları paylaşıyorum.  Edebiyat-Coğrafya Sınavı LYS-3  LYS soruları ve cevapları BURADA....


2012 LYS 3 Coğrafya soruları ve cevapları BURADA

Blogumda Türkiye gündemine dair önemli konulara da ara ara yer vermeyi planlıyorum. Örneğin bugünkü Edebiyat Coğrafya Sınavı LYS-3 .. Eminim şu an sınava giren öğrenciler soruların peşinde. Çok uğraşmasınlar diye, ben 666 bin 163 aday için soruları paylaşıyorum.  Edebiyat-Coğrafya Sınavı LYS-3  LYS soruları ve cevapları BURADA....

İşte 2012 LYS 3 Coğrafya soruları ve cevapları


BABALAR GÜNÜ + DOĞUM GÜNÜ

İlk defa arayı bu kadar açtım blogla.. Her gün girip kontrol etmeme karşın yazmaya vakit ayırmadım maalesef.. Haberci olmanın dezavantajı; yoğunluğun gündemle paralel olması.. Nitekim bu aralar yoğun gündem yaşıyoruz.. Türkiye gündeminden bizim 'çekirdek' gündemimize gelecek olursak yazmadığım süre zarfında hem babalar gününü hem de eşimin doğum gününü geçirdik.. Bu ay babamızın ayıydı anlayacağınız =)

Biri benim biri oğluşun olmak üzere Bunlar babalar günü hediyelerimiz:




Canımızın doğum günü oğluşla yaptığı havuz keyfiyle başladı. Öğleden sonra bütün günümüz Ahmet Kaan'ın yeni başlayacağı kreş ve yakın zamanda olacağı ameliyat için doktor görüşmesiyle devam etti. Pastamızı geceye doğru 10'dan sonra kesebildik. Pasta hem eşimin hem de benim favorimiz olan Fıstıklı-krokanlı.. Yuvarlakların bu çeşidi kalmadığından batonu tercih ettik, Evde hala kalan son dilim beni bekliyor =)

Doğum günü hediyelerimizin fotoğrafı yok.. Kendi adıma pantolon, oğluş adına ise; Pantolonla uyumlu Polo'dan tişört aldım. Ancak eşim son zamanlarda kilo aldığından (:) biraz dar geldi.. Yani değiştireceğiz ;)

Bunlar da doğum günü boyunca çekilen karelerden derlediklerim


Minik yaramazım ne yaptıksak atletini çıkarttırmadı. Biz de bu şekilde soktuk havuza =)

Havuz sonrası eve dönüş

İyi ki doğdun aşkımız, İyi ki varsın babamız.. SENİ ÇOK SEVİYORUZ =)

7 Haziran 2012 Perşembe

KOCAELİ KARTEPE'DE HAFTA SONU GEZİSİ..

Geçtiğimiz Pazar günü sabah 7.30'da evden çıkıp yollara düştük. İşyerindeki müdürlerimiz, çalışma arkadaşlarımız ve aileleriyle birlikte, öğle saatlerine kadar süren yorucu ancak keyifli bir gezi oldu.

Kartepe yemyeşil alanları, tertemiz havasıyla çok güzel bir yer. Her yıl yurt içi ve yurt dışından çok sayıda turist geliyor.. Yamaç paraşütü, Kayak, av ve çok sayıda doğa sporlarıyla kendisini tercih edilebilir kılıyor.. Göl kenarında piknik keyfi yapıp, su bisikletiyle eğlenceli vakit geçirebiliyorsunuz.. Sadece anlatmak olmaz, gitmek-görmek gerek.. Gezi için gitmişken Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık'la canlı yayın yapma işi de bana düştü.. Mikrofonumu çiçeklerle sansürledim.. =)

İşte bizden birkaç kare..

Fotoğraf eşime ait.. Açı da, kahvaltı da süper =)

Güzel ailem ve çiçekli mikrofonum =)

Yeşil ve mavi.. Dinlenmek için başka ne istenir ki..

Servisimizin minik şoförü, canım oğlum.. Kendisi tam bir araba delisi..

5 Haziran 2012 Salı

EV YAPIMI ÇAVDAR EKMEĞİ

Geçtiğimiz haftalarda markette alış veriş yaparken, çavdar unu takıldı gözüme.. Ne olur ne olmaz, belki bir şeye lazım olur diye alıverdim. Bir süre kiler dolabında yer işgal ettikten sonra, ekmek yapmaya karar verdim. Ekmek yapma makinem olmadığından olur mu, olmaz mı diye düşünürken, bulduğum tarif fırında pişebileceğinden bahsediyordu. Kolları sıvadım, kendimden de birşeyler katarak iki çeşit ekmek yaptım. Keşke vaktim olsa da hep kendim yapsam, ama çalıştığım için, ekmeğin de mayalanma süresi uzun olduğundan aralarda vakit bulunca yapabilirim ancak...

MALZEMELER:
Yarım kilo çavdar unu (4.5-5 su bardağı)
1 Yumurta
1 su bardağı su
Yarım su bardağından biraz fazla süt
1 paket kuru maya (80 gr)


İSTEĞE GÖRE:
1 avuç dolusu iyi parçalanmış Ceviz
1 avuç kadar Çekirdeksiz kuru üzüm
2 yemek kaşığı yulaf ezmesi
1 Yemek kaşığı yağ
1 çay kaşığı şeker

YAPILIŞI:
Bir kaba aldığımız unumuzun ortasına yumurta, su ve sütümüzü ekleyip kulak memesi yumuşaklığına gelene kadar hamurumuzu yoğuruyoruz. Hamur pürüzsüz bir halde yoğrulduktan sonra üzerine nemli bir bez örtüp 15 dakika dinlendiriyoruz. Dinlenen hamuru iki eşit parçaya bölüp, yuvarlak şekil veriyoruz. Ben bir ekmeği sade, diğerini kendimce malzemeler katarak karışık yaptım.. Eğer karışık yapmak isterseniz hamurun bir parçasını, ayrı bir kapta karıştırdığınız ceviz, üzüm, yulaf ezmesi, sıvıyağ ve şekerle karışacak şekilde az-biraz yoğuruyoruz. Şekil verilen iki hamur parçasını yağlanmış fırın tepsimize alıp, üzerlerine bıçakla resimdeki gibi çizik atıyoruz. Sonra üzerini nemli bezle örtüp 30-40 dakika kadar daha dinlenmeye bırakıyoruz. Dinlenen hamur iyice kabarmış olacak. Hamurun üzerine fırça yardımıyla ince tabaka su sürüp Önceden ısıtılmış 200-220 dereceli fırınımızda pişiriyoruz. AFİYET OLSUN...

NOT: Ekmeğin hepsini çavdar unuyla yapmak yerine, isterseniz 1 ya da 2 su bardağını beyaz un katarak yapabilirsiniz. Ayrıca ben üzümlü-cevizli halini daha çok sevdim,, tabi tercih sizin ;)

4 Haziran 2012 Pazartesi

EYVAH! SUÇİÇEĞİ

Gün geçmiyor ki, yeni bir gündem yaşamayalım. Her hafta ayrı bir gündemimiz var. Bu haftaki sorunsalımız: "Suçiçeği"

Türkiye'de suçiçeği aşısını devlet kaşılamıyor, özel bir aşı.. Fiyatı 80 küsür lira..Aşıyı eczaneden kendimizin almamız gerekiyor. Normalde bebek 16 aylıkken yapılmalı, bazı durumlarda doktorun izniyle 2 yaşına kadar yapılabiliyor..

Biz aşıyı unutup biraz geciktik.. Oğlum 19 aylık olmak üzere.. Cuma günü eşimle konuşup, "Pazartesi günü bakıcımız Ahmet Kaan'ı suçiçeği aşısı için doktora götürsün, doktor yapalım derse, aşılansın" diye karar verdik. Ancak pazar günü vücuduna baktım ki, küçük küçük su kabarcıkları var. Sayısı henüz 6-7 taneydi. Önce sıcaktan, terlediğinden v.s diye düşündüm. Ancak akşama doğru arttı. Sabah kafasında ve kulaklarında da oluşmaya başladı.

Bakıcımız doktora götürdü. Sonuç tahmin ettiğimiz gibi Suçiçeği.. İnsan şu soruyu sormadan edemiyor: "Suçiçeği aşısı olacağı gün, suçiçeğine yakalanması nasıl bir talihsizliktir" =) Üstelik önümüzdeki Pazartesi oğlumun hipospadias ameliyatı için randevu almışken,, Ameliyatımızı da mecburen erteleyeceğiz.

Ancak şunu biliyorum ki her şerde bir hayır, her hayırda bir şer olabilir..  "Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. ALLAH (c.c.) bilir de siz bilmezsiniz." (Bakara Suresi, 216)" Böyle buyuruyor Kitabımız... Ben de hayırlısı deyip, Rabbimden oğluşum için şifalar diliyerek hastalıkla ilgili bilgilendirici metni paylaşıyorum.

Bunlar da oğluşumun suçiçekleri, şimdi yavaş yavaş kuruyorlar..
SUÇİÇEĞİ:

- Suçiçeği kişiden kişiye direkt temas veya öksürme veya hapşırma ile havaya dağılan virüsün solunum yoluyla alınması ile bulaşır. Suçiçeği çok bulaşıcıdır.
 - Suçiçeğinin en sık görülen belirtileri döküntü, ateş, öksürük, baş ağrısı ve iştahsızlıktır. Döküntü başlangıçta kafa derisi ve vücutta başlar ve yüze, kollara ve bacaklara yayılır. Döküntü genellikle 200-500 döküntü arasındadır ve kaşıntılıdır. Hastalık yaklaşık 5-10 gün sürer.
 - Daha önce herhangi bir hastalığı olmayan ve suçiçeği geçiren çocukların büyük kısmı yatak istirahati, sıvı takviyesi ve ateş kontrolü ile tedavi edilirler. Suçiçeği geçiren çocuklara kesinlikle aspirin verilmemelidir
- Hem suçiçeği hem de zona aynı virüs ile meydana getirilen hastalıklardır. Bir kişi suçiçeği geçirdikten ve iyileştikten sonra suçiçeği virüsü vücutta uykuda kalır. Suçiçeği geçiren kişilerin yaklaşık %10-20’sinde daha sonra zona (herpes zoster) olarak yeniden ortaya çıkar.